Kurban Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Markaların reklam amaçlı takvim dağıtmadığı zamanlarda İç Anadolu’nun kurak bir bölgesindeyiz. Çatalhöyük’te değiliz bu arada. Başka bir yerleşke. Mevsim yaz. Sanıyorum ki temmuz ortaları. Öyle hissettiriyor. Yerleşkemizde su sıkıntısı çekiliyor. Kırkikindi yağmurları bu sene çok kendini göstermedi. Ve meteoroloji bilimi yeteri kadar gelişmediği için sebebi bilinmiyor. Şef Mutaonikolontamiyakardo, yani kısaca Muta son derece tedirgin. Oylarıyla başa geldiği halk ondan çok fazla şey bekliyor ama Şef Muta ne yapacağını bilmiyor.
Şef her ne kadar adaleti gözeten, bilime ve sanata değer veren biri olsa da şef olmasındaki en önemli etmen çocuk yapmayı istemiyor oluşu. Halkımız hiçbir şekilde şefliğin babadan oğula geçmesini istemiyor. Bu sebeple Muta şef olabilecek en ideal kişi. Zaten hayatını kaybedene kadar şef olmaya devam edecek. Hayatını da sarhoşken obruğa düşüp beyin kanaması geçirmesi sebebiyle kaybedecek. Tam da ona yakışacak şekilde. İşin iyi tarafı boğulmadan önce son nefesini verecek. İçi su dolu obruğa düşüp boğulamadan ölen bir şef. Şef Muta’nın suyla ilişkisi hep bir değişik olacak. Ulaşamadığı su onun ölümüne bile sebep olamayacak. Sonrasında halk, obruğa “Şef Öldüren” adını verecek.
Biraz da yerleşkemizde yaşayanlardan bahsedelim. Öyle kalabalık değiller. Kendilerine zaman ayırmak için çok çocuk yapmıyorlar. 60 yaşını geçenler de son yolculuklarına çıkıyor. Gerçekten yolculuk bu arada. Çantalarını alıyor ve yerleşkeden uzaklaşıyorlar. Kafaları nereye eserse. Bu bir gelenek. Yerleşkede 60 yaş üstü insanlar çok hoş karşılanmıyor. Geri kafalı bulunuyorlar. Tabii hepsi öyle olmuyor ama riske atmak istemiyorlar. Bu sebeplerden ötürü yerleşkemizde nüfus hep korunuyor.
Halkımız da şefleri gibi bilime ve sanata değer veriyor. Çoğunun inancı yok. Hepsi bilimin ve mantığın çerçevesinde yaşıyor. Bir ara, güneşe mi tapsak diyenler oldu ama büyük alay konusu oldukları için konuyu bir daha açmadılar. Ama bazı spiritüel inançları olan kişiler var. Onların da başını cins köpek sahibi Piç Necati çekiyor. Yerleşkede ilk, burçlardan bahseden kişi kendisi. Ve burcunun pug olduğunu iddia ediyor. Çoğunluk onun kadın düşkünü olduğu için böyle şeyler yaptığının farkında. Ama kimse bir şey demiyor, çünkü kadınların da çoğu Necati’nin ne bok olduğunu biliyor. Kendisi pek sevilmiyor. Bunun sebebi spiritüel inançları değil, her ne kadar halk bilimin ışığında ilerlemeyi tercih etse de inançlara saygı duyuyor ama güneş mevzusunda da belirttiğim gibi alay ediliyor. Necati’nin sevilmeme sebebi cins köpek sahibi olması. Çok tatlı bir pugı var. Kimse pugdan rahatsız değil. Ama dostumuz nefes alamıyor. En rahat şekilde yapabilmesi gereken eylemi yerine getirmekten aciz. Sırf Necati yavşaklık yapabilsin diye, halk bundan rahatsız.
Şef Muta’nın erkek olması aklınıza bu yerleşkede ataerkil bir düzen olduğunu getirebilir ama öyle bir durum söz konusu değil. Tam anlamıyla eşitlik var. Muta’dan sonra başa bir kadın geçecek ve yerleşkemize altın çağını yaşatacak. Gelecekteki şefimiz Riyasiniteyelkriyenpo kısaca Riya, Altın Kadın olarak adlandırılacak ama maalesef kendisi çocuk sahibi olacak. Ve en büyük oğlu şefliği annesinden alacak. İşte çöküş dönemi de böyle başlayacak. O dönem de ilerde Siktret Devri olarak adlandırılacak. Sonrası da siyasal islam falan.
O kadar bilim milim dedik, övdük ama Şef Muta halkın ileri gelenleriyle yaptığı toplantıda su sorununu sadece ilahi güçlerin çözebileceğini düşündüğünü söylüyor. Herkes de o kadar çaresiz ki şefin söylediği kabul ediliyor. Sadece Riya buna karşı çıkıyor ve başka bir yol bulunabileceğini söylüyor ama kimseden destek alamadığı için çoğunluğa dahil oluyor. Toplantıda önce basit bir inanç belirleniyor. Tanrısı olan, çok da kuralı olmayan, hali hazırda devam eden işleyişe karışmayan bir din oluşturuluyor. Sonra toplantıya katılan en yaşlı kişi olan ihtiyar Ramdillahımekfurureyn kısaca Ramd ortak kararla seçilecek yerleşkelinin kurban edilmesi teklifini öne sürüyor. Ortalık karışıyor. Riya, Ramd’a ağır küfürler ediyor ki kendisinin ağzından aptal kelimesini bile duymak çok zordur. Muta onu sakinleştiriyor ve sadece bir teklif olduğunu söylüyor, çok sıcak bakmadığı bu teklifi oylamaya sunuyor ve oy birliğiyle karar alınıyor. Yerleşkemizden biri yeni bulunan tanrıya kurban edilecek. Şef yarına kadar herkesin bir kurban adayıyla gelmesi gerektiğini söylüyor ve toplantıyı sonlandırıyor. Riya yarınki toplantıya katılmayı reddediyor. Şef onun kararına saygı duyuyor.
Toplantı sonrası kupkuru yollardan yürüyerek evine ulaşan Şef Muta saatlerce oturmak dışında bir şey yapmıyor. En ufak bir yeme isteği yok. Hiç istemeden yatağa geçiyor, kafasını yastığına koyup derin düşüncelere dalma evresine giriyor. İnanç mevzusunu açtığı için pişman ve başka bir çaresi olmadığına emin. Sadece Riya’nın başka bir yol bulunabileceği teklifini değerlendirmeli miydi, onda çok kararsız. Ama yok yani. Her şeyi düşündüler. Daha ortalıkta İski falan da yok. Ne yapacaklar Göksu Nehri’nden su mu taşıyacaklar? Daha neler. Muta kendini bu düşüncelerle rahatlatıyor ve uykuya dalıyor.
Sabah erken kalkıyor. Gece kamyonu devirmiş. Riya’nın toplantıdaki hali onu çok etkilemişti. Ondan kaynaklı muhtemelen. Rüyasında onu gördüğü için canı sıkkın, sonuçta Riya’nın rızası yoktu ama Muta rüyalarını kontrol edemeyeceğinin de farkında, tabii bu da rahatsızlığına engel olmuyor. Sürekli rüyalanıyor, çünkü çocuk sahibi olmak istemediği için hiçbir şekilde seks yapmıyor. Doğum koruma yöntemlerinin hiçbirinin yüzde yüz oranda başarılı olmaması sebebiyle de riske atmak istemiyor. Çocuk yapmak istememesinin sebebi ise genlerinden memnun olmaması. Çirkin biri olduğunu düşünüyor. Bir sürü de psikolojik rahatsızlığı var ve travmaların da çocuklara geçebileceğini bir dergide okumuştu.
Bu sabah hiç gusûl almak istemiyor. Halk olarak inançsızlar ama garip bir gusûl takıntıları var. Muta bu takıntıyı düşünmeye başlıyor. Aklına çok yatmıyor. Su sıkıntısı çeken bir toplumun sürekli hamamda gusûl almasını doğru bulmuyor. Bir ışık yanıyor. Kurban etmek yerine en azından suyun az olduğu dönemlerde gusûl almayabilirler. Muta bugünkü toplantıda bu teklifi sunmayı planlıyor ve hazırlanmaya koyuluyor. Ve örnek bir şefin yapması gerektiği gibi kararını önce kendisi uyguluyor, gusûl almıyor.
Şef toplantıyı başlattıktan hemen sonra teklifini sunuyor. Ramd karşı çıkıyor. Gelenekleri olmadan hiçbir şey olmadıklarını, onları var eden şeyin gelenekleri olduğunu öne sürüyor. Toplantıdaki diğer yaşlılar da ona katılıyorlar. Muta sürgün yaşını 60’tan 50’ye düşürmenin mantıklı olabileceğini düşünüyor bir an. Teklifini oyalamaya sunuyor. 1 oy farkla kurban kararında devam ediliyor. Oylama sırasında şefin gözleri Riya’yı arıyor ama nafile. O kararından vazgeçen biri değil. Bu onun en övündüğü özelliği ama bu toplantıda olanları öğrendikten sonra öyle olmayacak.
Aday faslına geçiliyor. Herkes farklı kişileri aday gösteriyor. Çıkmaza giriliyor. Kimse kendi adayından vazgeçmek istemiyor. Normalde toplantılardaki çıkmazlardan nefret eden Muta bu durumdan son derece memnun. Bir ihtimal kurban kararının iptali sağlanabilir derken kapı açılıyor. Piç Necati içeri giriyor ve pugını çiftleştirmek istediğini ve kimsenin önünde duramayacağını söylüyor. Kibarlık ettiğini, bunu söylemesine bile gerek olmadığını ekliyor.
Bir kişi hariç, ileri gelenlerin hepsi adaylarını değiştirdiklerini söylüyorlar. O bir kişinin adayı zaten Necati’ydi. Aday netleşiyor. Ve kurbanımız kurban edileceğini anlayamadan yakalanıyor. Ve Muta onun gözlerinin içine bakarak aldıkları kararı söylüyor. Bu Necati'nin falında çıkmış. Şef onun için fazlasıyla üzülmüştü ama falı duyunca üzüntüsü azalıyor.
Yerleşkede nezarethane yok. Daha önce hiç ihtiyaç olmamıştı. Bu sebeple Necati’yi Ramd’ın evindeki salona kilitliyorlar. Ramd kararın sahibi sonuçta. O geceyi ölümüne sebep olduğu adamla geçirecek.
Necati’nin gözüne ilk başta hiç uyku girmiyor. Bir yerde yorgunluktan uyuyakalıyor. Rüyasında kendini aktif bir yanardağa sürükleyen binlerce pug görüyor. Bağırmaya çalışıyor ama sesi çıkmıyor. Çünkü nefes alamıyor. Puglar tam Necati’yi yanardağa atacakken bizimki çığlıklarla uyanıyor. Onun çığlıklarını duyan Ramd korkudan kalp krizi geçirerek ölüyor.
Sabah Muta, Ramd’ın cesedini buluyor. Anlamlandıramadığı şekilde huzur doluyor. Sonrasında Necati’nin yanına gidiyor. Onda bir şey yok. Durumu ilk başta anlamlandıramıyor. Necati’ye gece ne olduğunu soruyor. Necati’nin dünyadan haberi yok. Muta onun ölümle hiçbir ilgisi olmadığını anlıyor, yerleşke doktorunu çağırıyor. Doktor, Ramd’ın çığlık kaynaklı kalp krizi geçirdiğini tespit ediyor. Onu nasıl yapıyor ben de anlamadım ama yapıyor işte. Tek doktor da o olduğu için kimse itiraz edemiyor.
Bu olay sonrası şef ileri gelenleri topluyor. Kurbanın verildiğini ve Necati’nin öldürülmesinin gereksiz olduğunu söylüyor. Önce sıcak bakılmıyor. Bir ileri gelen bunun doğal ölüm olduğunu kurban olarak sayılmayacağını öne sürüyor. Mantığın sesi Riya yine devreye giriyor ve bu sefer şef ona hiç dokunmuyor. Riya ileri gelenlerden kurban meraklısı olanlara ağızlarının payını veriyor. Onlara kurban seçici kurulunda mısınız, kurban sayılmaz ne demek falan diyor. Necati bu yaşananların da falında çıktığını söylüyor. Muta, ona yaklaşıp kulağına fısıldıyor: “Madem falında çıktı, neden kurban edileceğin için endişelendin pezevenk?” Necati tek söz edemiyor. Şükranlarını iletiyor ve odadan çıkıyor. Başına gelenlerden sonra da haliyle pug çiftleştirme işinden vazgeçiyor
İlerleyen günlerde yağmur yağmıyor. Yerleşkedeki çoğu kişi ilk başından beri kurban olayını saçma bulduklarını söylüyorlar. Kurbanın işe yaramadığı herkes tarafından kabul ediliyor. Rutin toplantıda Muta’nın gusûl teklifi oy birliğiyle kabul ediliyor. Gusûl kararı sonrası mevcut suyla yazı çıkarıyorlar ve Siktret Devri’ne kadar da Necati gibiler hariç inanç mevzusuna hiç yaklaşmıyorlar.
Yorumlar
Yorum Gönder