Krematoryum AVM
Şehrin gökyüzündeki yıldızları görmemizi engelleyen ışıklarından iyice uzaklaşmıştık. GPS bizi yine olmayan bir yere doğru götürüyordu. Saat desen almış başını gitmişti, sabah ezanları okunacaktı ama hava hala son derece sıcak ve nemliydi. Klima ne kadar iyi çalışsa da arka koltuktaki ceset kokmaya başlamıştı ve anlaşılan oydu ki; biz artık komşumun ruhunu barındırmayan vücudunu o gece yakamayacaktık. Her şey bir akşam vakti yoğurt istemek için kapımı çalmasıyla başladı. Daha öncesinde selamlaşmak dışında sohbetimiz olmamıştı. Ona evdeki son yoğurdu cips sosu yapmak için kullandığımı söyledim. Zaten onun için almıştım ve tamamını sosta kullanmıştım. Ama beni sürekli yoğurt alan biri olarak bilsin istedim. Benden istediği cevabı alamayınca yüzü düştü. Bu kadar üzüleceğini düşünmemiştim. Ne için istediğini sordum, o da cips sosu yapmak istiyormuş. Hala birilerinin bu kültürü devam ettiriyor olması beni mutlu etti ve sadece selamlaştığım komşuma birden kanım ısındı. Onu evime davet et...