Kalorifer Peteğinde Dört Mevsim
Soğuk ve nemli sabah saatlerinde, soğuk ve nemli bir evde, soğuk ve nemli bir kot pantolon giymek nedir bilir misiniz? Ben bilirim. Yataktan çıkarken o korkunç deneyim aklınıza gelince yataktan hiç çıkmamayı dilediniz mi hiç? Ben diledim. Çünkü defalarca kez korkunç sabahlarda buz gibi kot pantolonları giydim. Bu sebeple artık dayanamayıp bu soğuk havalarda sattım ruhumu ucuz kombime. Sırf sabahları o lanet kotu rahat giyebilmek adına çaldım kendimden. Ama yapacak bir şeyim yoktu. O ıslaklığı, o soğuğu hissetmek insana ruhunu bile sattırıyor. Yalnız şöyle bir durum var ki ruh bile kalorifer peteklerinin her bir tarafının eşit derecede ısınmasını sağlamıyor. Hatta tamamının ısınmasını bile sağlamıyor. Buna öfkelenip bir bilene danışıyorum. Benim peteklerimin her tarafı ısınmıyor, neden? Gazını aldınız mı, diye soruyor bilge. Evet, aldım, diye cevap veriyorum. Yıkatın peteklerinizi o halde diyor. Ondandır bazı taraflarınca soğuk kalmaları. Ondandır o çekinmeleri. İnanıyorum o yüce bilgeye. Orta halli telefonumun -kombiyi, donana kadar yakmıyorum ama telefonum da orta halli- vesilesiyle hiç tanımadığım bir uygulamadan yardım dileniyorum. Çünkü ailemden uzak bu ıssız şehirde hiç kalorifer tellağı tanımıyorum. Uygulama bana yardım ediyor. Tellaklarla aramda bağlantı kuruyor. Seçenekler var önümde. Kararsızım. Kandırılmak istemiyorum. Gözüm en ucuz olana gidiyor ama en ucuz olan sarar mı yaramı, bilemiyorum.
Ben kararsızlıklar içinde boğuşurken bir telefon geliyor. Arayan, uygulamadan bana ulaşan bir tellak. Ben cesaret edemiyorum ama o ediyor. Ben görürüm senin işini abim, diyor. Kırk yıllık arkadaş gibi samimi. İyi geliyor o samimiyet bana. Öylesine yalnızım ki bu şehirde sosyallik ihtiyacımı uygulamadan bulduğum bir tesisatçı gideriyor. Anlaşıyoruz bu eski usul, dökme demirden, kalın kalorifer petekleri kadar sıcak olan tellakla. Akşam sendeyim abim, seni seviyorum diyor. Beş dakika konuştuğum tellak bile seviyor beni lakin ben beni seviyor muyum? Bilmiyorum. Belki de kendime olan sevgisizliğimden en soğuk günlere kadar yakmadım kombimi, o buz gibi pantolona rağmen. Belki de bilerek işkence ettim kendime. Kim bilir?
Petek yıkama saati yaklaşırken heyecanım kat kat artıyor. Olması gereken kalorifer peteklerinin her tarafının eşit yanması biliyorum ama sahip olmayınca bazen hayal gibi geliyor en basit şeyler bile insana. Ondandır bu kalp atışlarımın hızı. Derken kapı çalıyor. Samimi tellak anlaştığımız saatte geliyor evime. Kapıdan öyle bir giriyor ki elindeki o makinesiyle. Hayran kalıyorum. Evet, diyorum. Sorunlarımı çözecek adam bu. Yüz yüzeyken de telefondaki kadar sıcak. Sohbete ediyoruz. Birden aile ilişkilerine giriyor. Sanki yıllardır arkadaşmışız gibi bana sırlarını açıyor. Aynı zamanda hızlı bir şekilde çalışmaya başlıyor. Hemen bana sormadan eşyaları kaldırıyor, kendi çalışma alanını hazırlıyor. O kadar rahat ki ev arkadaşıma petek temizlettiriyorum sanki. İyi geliyor, evde benden başka birinin de rahat davranması. Yalnız değilmişim gibi hissettiriyor. O rahat tavırları güven de veriyor insana. Rahatlıyorum. Bana sen geç abim, senlik bir durum yok, diyor. Sonra müsaade isteyip telefonla konuşuyor. Kırılıyorum bu hareketine. Ben varım işte neden benimle konuşmuyorsun, diye bağırmak istiyorum ama nafile. Telefonda konuşurken çok mutlu. Herkese karşı böyle samimi mi, diye düşünüyorum. Oyuncağını başkası almış bir çocuk kadar kırgınım şimdi. Ama arada telefonla konuşurken bana bakıp gülümsüyor. O küçük jestleri yetiyor kırgınlığımı geçirmeye. Hayır, diyorum. Benim yerim ayrı.
O evdeyken zaman hızla akıp geçiyor. Sonra en istemediğim olay yaşanıyor. Toplanıyor tellak. İçime bir ateş düşüyor. Keşke bu ateş lanet kombime düşse, diye geçiriyorum içimden. O zaman hiçbir kalorifer peteği soğuk kalmaz, kalamaz. Yıkılmış bir şekilde cüzdanımı alıyorum soğuk odamdan. Maddiyat dokununca ellerime içimdeki ateş sönüyor. Soğuyorum. Artık her şey çok daha net. Parayı veriyorum tellağa. Maddiyat soğutuyor beni tellaktan. Çıkar ilişkisi diyorum. Parayı aldıktan sonra bile samimi kalınca belki her şey para değildir demek geçiyor içimden ama olmuyor. Yine de buruk bir şekilde vedalaştıktan sonra çıkarken evimden, verdiği güvenin gerçekliğine tüm kalbimle inanıyorum. Onun parayla satın alınamayacak kadar önemli olduğunu biliyorum.
Bütün kafa karışıklıklarımı bir kenara bırakıp koşarak, büyük bir umut ve heyecanla kombimi açıyorum. Kombimden gelen ateşleme ve sirkülasyonun huzur verici sesi eşliğinde yatağıma doğru gidiyorum. Birden aklıma bir dahaki doğalgaz faturası geliyor. Bu seferlik kafamdan atıyorum bu düşünceyi. Huzurla geceliklerimi giyiyor, sonra o peteğe gelen ilk ısınmanın verdiği sıcaklıkla yatağıma giriyorum. Son zamanlarda hiç olmadığı kadar rahat bir şekilde uykuya dalıyorum.
Gözlerimi açıyorum büyük bir beklentiyle. Bu sefer olacak. Mutluyum. Kot pantolonum sıcak olacak bugün. Hızlıca yataktan kalkıyor, en yakın peteğe gidiyorum. Her tarafına dokunuyorum dikkatle. Her dokunuşum canımı yakıyor. Değişen bir şey yok. Her tarafı farklı ısıda. Peteğimde dört mevsim yaşanıyor. Geri yatağa dönüyorum. Bu lanet günün sabahında hiç var olmamayı düşlüyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder